Kafkas Çeçen Kültür Derneği İstanbul Türkiye

Atila DOĞAN
13 Eylül 2011 Salı
ZAMANIN HÜKMÜ

Çardaklı küçük çocuk, elini tuttuğu büyükannesi ile köy evlerinden dışarı çıkarlar. Evde kimse kalmamıştır. Büyükanne kapıyı kilitlemez. Çocuk bu durumu merak eder.
-Nana, kapıyı neden kilitlemiyoruz.
Büyükanne:
-Şşş aman yavrum, kimse öyle dediğini duymasın. Biz kapıyı kilitlemeyiz, çünkü bu komşunu hırsız tutmak anlamına gelir.
Kadim bir kültürün yansıması gelenekler…

Kadim kültürümüz ve güzel geleneklerimiz var ama şu hayatta kimi zaman insanı şaşırtan yaman tezatlar da yok değildir.
Hikayesini hepimizin bildiği dramatik bir Çeçenistan’daki kaçırılma olayının mağduru ağabeyimiz olayın vuku bulduğu dönemde mahzen mahzen, zindan zindan gezdirilmektedir. Bu dönemlerde kaçıran haydutlardan birisine çok yakında öldürülebileceği düşüncesiyle
-Ölmeden bir galnış yiyebilseydik der,
Haydut bir kahkaha patlatır
-Deildah  size bir bir galnış yedirmezsek, atalarımızın kemikleri sızlar.
Bir kazan galnış getirilip ortaya konulur. Esirler elleri bağlı vaziyette kazanı kafaya dikerek galnışı yerler…

Birinci savaş diye tabir edebileceğimiz 1994-1997 Çeçen Rus savaşında oraya yardım götüren kuruluşlardan birinin başkanı, Rusların eline geçen Grozni’ye Rus yanlısı hükümetin bir görevlisi tarafından sokulur ve orda kaldığı süre boyunca da onun misafiri olarak yardım ve himaye görür. Hatta “post” denilen ve son derece tehlikeli kontrol noktalarından geçerken birlikte ecel terleri dökerler. Neticede sağ ve selamet olarak da tekrar evlerine dönerler…

Geçenlerde ailece kısa bir tatil yaptığım Antalya’da bir otelde iki kadın gördüm, daha yaşlıca olanın başındaki eşarbını bağlayışından ve simalarından Çeçen olduklarını anladım. Restorandaki yemeğin ardından yanlarına giderek çat pat Çeçencemle Çeçen olup olmadıklarını sordum. Önce şaşırdılar ardından çok yakınlık gösterdiler. Sonra ailemle tanıştırdım. Yetersiz Çeçencem nedeniyle kısa ve doyurucu olmayan sohbeti noktaladık. Ayrılırken oğluma ve eşime sarılışlarında, yakın akrabalarını yıllar sonra bulmuş insanların sıcaklığı ve samimiyeti vardı…

Çeçenistan’a 1997 de yaptığımız yolculukta mihmandarımız olan genç Çeçen arkadaşımız Mahaçkale’de gözaltına alınmıştı. O dönemde gözaltına alınmak hemen hemen ölümle eş değerdi. Çoğu zaman kurbanların bir daha ölüsü bile bulunamıyordu. Savaşın hemen ertesinin o kötü koşullarında Grozniye biz kendi imkanlarımızla varır varmaz Jim-Atığdaki (Stari Atagi) ailesine haber vermeye giden yol arkadaşımıza annesi şöyle demişti
- Deer Ona mı bir şey olmaz, siz uzun yoldan gelmişsiniz hele bir soluklanın galnış hazırlayayım. Sonra kurtarmaya gideriz…

Demem o ki, iyilikle kötülüğün arasında kesin sınırlar, keskin çizgiler yoktur. Bugün iyi gibi gözüken bir durum yarın kötü, bugün kötü gözüken bir durum yarın iyi olabilir. Bu kainatta her şeyin bir vazifesi ve bir sırası vardır. Bu sebeple durumdan vazife çıkarmaya, her çağrıya tuz alıp koşmaya her atın terkisine binmeye gerek yok. Bekleyip görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler. Bize düşen kötülüğü gizlemek, iyiliği açık etmektir.

Hepimiz enerjiyi birbirimizle kavga etmek yerine, terk edilen gelenek ve göreneklere, ellere gelin verdiğiniz kızlarımıza ve ellere damat verdiğimiz delikanlılarımıza, unutulan dilimize birlik ve beraberliği tesise harcarsak, inanın çok daha yararlı işler yapmış oluruz.  Gerçek acıdır ve ortadadır.

Çeçen annenin dediği gibi, onlara bir şey olmaz Onlar eninde sonunda istediklerini ve hak ettiklerini alacaklar. Hiçbir emek heba olmaz. Hem Maskhadov’un Dışişleri Bakanı İlyas Akhmadov da “Zaman Her Şeyin İlacıdır” demiyor mu?

Bırakalım gelecek hakkında hükmünü zaman versin…

Bu Yazı Toplam 3216 Defa Okunmuştur
Kafkas Çeçen Kültür Derneği Mail Listesine Katılmak ve Düzenli Haber Bülteni Almak İçim Katıl
Etkinlik Takvimi

«  Aralık 2017  »
PzPtSaPeCuCt
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31 

 
Yorum / Makale
ÇEÇEN EVİ

Abdurrahman ÖZDİL
ÇEÇEN KÜLTÜRÜ TESPİT ÇALIŞMALARI 1

Erol YILDIR
ZAMANIN HÜKMÜ

Atila DOĞAN
ÇEÇEN HİLMİ (Bir PATENT Öyküsü)

ihsan BERKHAN
KURŞUN 1. bölüm

Ali BOLAT
TÜRKİYE ÇEÇEN DİASPORASININ EN ÖNEMLİ PROBLEMİ

Yahyahan GÜNEY
ŞEHİTLERİMİZ - GAZİLERİMİZ

Emin ALTUNBAY